Kayıt Ol Giriş Yap
Hoşgeldiniz
Êà÷åñòâåííûå áåñïëàòíûå øàáëîíû dle ñêà÷àòü ñ ñàéòà
Banner
» » BAKUT Doğa Yürüyüşü

BAKUT Doğa Yürüyüşü

7-12-2014, 10:10
Yazar: BAKUT
Okunma: 3638
Yorumlar: 0
Yazdır
BAKUT Doğa Yürüyüşü Doğal ortamda yürüyerek yapılan doğa gezisidir. İngilizcede, trekking uzun ve yorucu yürüyüş anlamına gelir. Hiking ise günübirlik doğa gezisi anlamına gelir. Maalesef ülkemizde doğada yapılan yürüyüşler genellikle hikingtir ve trekking olarak kullanırız, yani yanlış anlamda kullanırız. Her yaştan insan doğa yürüyüşü yapabilir. Ülkemiz doğa yürüyüşleri bakımından eşsiz seçenekler sunan bir ülkedir.
Doğa yürüyüşlerinin süresi parkurun zorluk derecesine göre değişiklik gösterir. Orta dereceli bir parkur yaklaşık olarak 5–6 saat sürer. Kalabalık ve gürültülü şehir hayatından bir an olsun uzaklaşmak, doğayla baş başa bir gün geçirmek, farklı yerler görmek ve doğadaki güzellikleri grup arkadaşlarıyla paylaşmak isteyenlerin uğraştıkları bir spor aktivitesidir.

Doğa yürüyüşlerine ciddi boyutta fiziksel rahatsızlığı olan kişiler hariç herkes aktif olarak katılabilir. Önemli olan, etkinlik doğada yapıldığı için güvenilir rehberler ve bölgeyi bilen kişiler önderliğinde bu sporu yapmak gerekir. Yürünecek parkurun eğimi, yüksekliği, mesafesi ve iklimin farklılığı parkurların zorluk derecelerini belirlemede önemli etkenlerdir. Yazın her sağlıklı insanın yürüyebileceği rotalar kışın en deneyimli sporcuların geçmekte güçlük çekeceği yerler haline gelebilmektedir.

Doğa sporlarındaki ve başlı başına spor olarak yapılan doğada yürüyüş, antrenman ve sağlık amacı ile şehirde yapılan yürüyüşten daha farklıdır. Şöyle ki, doğada yapılan yürüyüşler patika, yolu olmayan araziler, kayalık arazi, çarşak, hareketli, karlı ve buzlu zeminlerde yapılmaktadır. Bu nedenle de diğerlerinden farklı olarak bazı kurallar çerçevesinde yapılmalıdır. Doğa yürüyüşü, içinde yürüme hevesi olan herkesin, her yaş grubunun yapabileceği bir etkinliktir. Her yaş grubuna ve zorluk derecelerine göre yürüyüş parkuru düzenlenebilir. Kısa ya da uzun mesafeli, sert yamaçlar, orman içi yollar, çalılık alanlar geçilebilir. Dağların yamaçlarından gürül gürül akan derelerin eşliğinde, ormanların huzur veren sessizliğinde yürüyebilirsiniz. Kamplı gittiğinizde, kurduğunuz çadırda bazen yağmurun, bazen de rüzgârın sesini duyacaksınız. Yeri geldiğinde 3000 metrelerde buzul gölünde, bazen de küçük bir şelalede serinleyecek, dünyanın en temiz nehirlerinde yüzeceksiniz. Dahası aynı dereden eğilip su içebileceksiniz. Akşam serinliğinde yakacağınız kamp ateşi etrafında kamp ateşinin ve sohbetinin tadını çıkaracaksınız.

KİMLER KATILABİLİR

Yürüyüş ve hareketi engelleyecek bir rahatsızlığı olmayan her yaş grubundan doğasever katılabilir. Yürüyüşe engel olmayan ancak sağlık problemi olanlar yürüyüş sırasında çıkabilecek olumsuzlukları düşünerek, yürüyüş liderine gerekli bilgileri önceden vermeli, yanlarında bulundurmaları gereken ilaç vb. malzemeleri unutmamalıdırlar. Gruptaki kişi sayısının 15 olması idealdir. Ancak tecrübeli sayısı çoksa, parkur uygunsa ve rehber sayısı da yeterli ise sayı 20-30'a kadar çıkabilir.

DOĞA YÜRÜYÜŞÜNE ÇIKMADAN ÖNCE HAZIRLIK

Kamp veya günübirlik yürüyüş yapacağınız bölgeyle ilgili bilgileri derleyin.
• Doğa yürüyüşleri öncesinde, ayak tırnaklarınızın en az bir gün önce kesilmiş olmasına dikkat ediniz. Aksi halde faaliyet esnasında tırnak batması veya kırılma gibi küçük yaralanma olayları ile karsılaşabilirsiniz.
• Normal ayak numaranızdan bir numara daha büyük, sert ve kalın tabanlı, mümkünse ayaklarınızı bileklerden saracak boğazlıklı bir ayakkabınız olmasına dikkat edin. Böylece ayak burkulması riskini azaltacaksınız. Ayakkabı olarak da postal ya da bot türü ayakkabılar giyilmelidir. Spor ayakkabı ya da su geçirebilecek herhangi boğazsız bir ayakkabı kişiyi zor durumda bırakabilir.
• Yürüyüş esnasında hareket kabiliyetinizi engellemeyecek bollukta bir pantolon veya polar alt giyinin. Giysilerinizi seçerken pamuklu ve keten türler yerine sentetik ve yünlü giysileri tercih edin Bunun nedeni pamuklu giyeceklerin çabuk ıslanması ve ıslandığında geç kurumasıdır. Kot pantolon yerine kadife ya da yünlü pantolonlar tercih edilmelidir. Kot pantolon vücudu soğuk tutar, ıslandığında bacaklara yapışır ve kolay kurumaz.
• Sırt çantanızı mutlaka akşamdan hazırlayın.
• Sabah evden ayrılmadan önce mutlaka kahvaltı yapın, ihtiyaç hissetmeseniz de mutlaka bol su için.

YÜRÜYÜŞE ÇIKARKEN GETİRİLMESİ GEREKEN MALZEMELER:
• Boğazlı ayağı vurmayan, kış şartları için su geçirmez yürüyüş ayakkabısı tercih edilmelidir.
• Yedek ayakkabı,
• Küçük bir sırt çantası,
• Yağmurluk, panço, benzeri su geçirmez giysi
• Havlu,
• Su için matara ya da pet şişe en az 1 litre su,
• Orta boy bir fener-yedek pil, kibrit, dikiş malzemesi, defter, kalem, düdük
• Keten türü yürüyüşü engellemeyen pantolon,
• Yün-Pamuk veya termal üst ve iç çamaşır, polar türü sıcak tutan bir kıyafet, hafif bir mont,
• Çakı,
• Yedek Kıyafet (pantolon, polar, tişört, çamaşır, çorap, vb),
• Bere-Eldiven, (Mevsim koşullarına uygun)
• Her yürüyüşçünün çantasında bir öğün yiyecek ve içecek bulunmalıdır.
• Temel ilk yardım malzemesi ve kişilere gerekli özel ilaçlar.
• Bir bıçak, çatal, kaşık, bardak, tabak (Kırılmaz cinsten olmalı, ağır ve cam eşya konulmamalıdır).
• Yürüyüş batonları, baston veya aynı işlevi görecek sopalar yürüyüş sırasında, dere geçişlerinde ve eğimli arazilerde denge sağlanması açısından faydalıdır.

Giysilerin Özellikleri
• Yürüyüşlerde kullanılan giysiler; az yer tutan, hafif ancak sağlıklı işlev gören cinsten olmalıdır.
• Yürüyüşçünün giysileri hareket yeteneğini kısıtlamayan rahat giysiler olmalıdır (Dar streç ve kot pantolonlar doğa aktivitelerine uygun DEĞİLDİR).
• Yürüyüşçünün üst giysileri önden açılıp kapanabilir düğmeli veya fermuarlı olmalıdır (Dik yakalı ve sıkıcı giysiler giyilmemelidir).
• İç çamaşır (fanila) yün veya sentetik olmalıdır. Bu malzemeler teri hemen emerek dışarı iletirler ve çabuk kururlar. Üst giysi, vücut ısısını dışarıya verebilen Polar veya GoreTex kumaşlardan yapılmış olmalıdırlar.
• Yürüyüşçünün çorabı mevsim koşullarına uygun, ayak ile bot arasında tampon görevi görecek nitelikte olmalıdır. Kışın yün çorap kullanılabilir.

Cep telefonu
Türkiye`deki doğa sporları yapılabilecek çoğu yerin cep telefonlarının kapsama alanı dışında olduğunu unutmayın. Yine de bazı bölgelerde, özellikle sırt sistemleri üzerinde ya da yerleşim alanlarına yakın yerlerde cep telefonları faydalı olacaktır. Cep telefonunuzu sudan etkilenmeyecek bir şekilde taşımayı unutmayın.

GPS (Global Position System) Sistemleri
Bu cihazlar size tam olarak nerede olduğunuzu belirtebilir ve çadır, araba gibi daha önceden yerini belirlediğiniz bir nesneyi tekrar bulmanızı sağlar. Yine de GPS lerin elektronik cihazlar olduğunu ve pil bitmesi, teknik arızalanma, kırılma gibi sorunlar yaşayabileceğini öngörerek hiç bir zaman yön bulma konusunda sadece GPS sistemlerine güvenmeyin.

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ İÇİN GENEL KURALLAR
• Her türlü yürüyüş ekibinin başında bir rehber ve sonunda bir artçı bulunur. Yürüyüşe katılan herkes tarafından bu kişiler tanınırlar.
• Yürüyüşe katılan her kişi rehberin ve artçının talimatlarına uymak zorundadır.
• Yürüyüşe katılan her kişi rehberi geçmemeli ve artçıdan geri kalmamalıdır.
• Yürüyüş esnasında ekibin temposuna uyulmalı, keyfi durmalar ve yavaşlamalar yapılmamalıdır. Yürüyüşün belli bir temposu olmalıdır. Ani hızlanmalar ve yavaşlamalar vücudunuzu zorlayacak ve erken yorulmanızı sağlayacaktır. Yürüyüşün yeni başladığı sıralarda hızlı hareket ederek vücudunuzu boşuna zorlamayın. Hatta yürüyüş başlangıcında iyice yavaş hareket ederek vücudun yürüyüşe uyum sağlayabilmesine olanak tanıyın. Böylece enerji kaybını da azaltmış olursunuz.
• Adımlarınızı kısa ve dengeli atın. Uzun ve temposuz adımlar sizi çabuk yoracaktır. Büyük çaba gerektiren bir adımdan sonra 5–10 saniye dinlenin. Herkesin belli bir yürüyüş temposu vardır. Temponuzu kendiniz belirleyin ve kimseye yetişmeye çalışıp kendinizi zorlamayın (grubun bölünmemesi için orta ayarda bir tempo tutturulmaya çalışılır).
• Dağ şartlarındaki yürüyüşlerde taşlar, kayalar, kar, buz, çamur içinde ya da üzerinde hareket ediyorsanız, zaman zaman dik yamaçları çıkmanız ve inmeniz gerekebilir. Bu ortamlar tüm dikkatin yürüyüşe odaklanmasını gerektirecektir.
• Taşlık kayalık ve kaygan bölgelerden yürürken tek sıra yürünmelidir. Ekip başında ve sonunda bölgeyi en iyi tanıyan ve tecrübeli kişilerin yürümesinde fayda vardır. Ekibin 2. sırasında ise grubun en yavaş yürüyeni yürümelidir.
• Eğer karlı zeminde yürünüyorsa kayaların yanlarındaki karların daha yumuşak olduğu ve batma tehlikesinin olduğu unutulmamalıdır. Kayaların arasına ayak sıkıştırma sonucu kırılma burkulma gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Kar yürüyüşlerinde tek sıra yürümeli ve en önde iz açanın yorulmaması için sık sık değiştirme yapılmalıdır.
• Yürüyüş sırasında baton kullanmak dengeyi korumayı kolaylaştırdığı ve 3. 4. ayaklar gibi görev yaparak yükün bir kısmını kollara aktardığı için enerji tasarrufu sağlayacaktır.
• Kazaların büyük bölümü inişte gerçekleşir. Çünkü daha yorgun oluruz ve denge sistemi çok sağlıklı çalışmaz. Acele edilmemelidir. Çıkışlarda burun saplama inişlerde ise topuk saplama yöntemleri güvenli bir iniş için gereklidir. Beslenme ve sıvı alımı da ihmal edilmemelidir. Dengeyi sağlamak için dizleri bükmek, öne eğilmek ve batonlar yardımcı olacaktır. Bu teknik rüzgarlı havalarda dengenizin sağlanmasını da kolaylaştıracaktır. İnişlerde en çok parmak uçları zarar görür bu yüzden ortopedik taban kullanmalı ve bağcıklar iyice sıkılmalıdır.
• Yürüyüşler de iniş/çıkışlar eğimi azaltmak ve zorlanmamak için “S” harfi çizerek yapılmaktadır. Kestirme yapmak amacıyla grubun rotasını bozmak hem kendimizi gereksiz yere yoracak, hem de grubun sizi izlemesi sonucu rotanın bozulmasına neden olacaktır.
• Yürüyüşçü yürüyüşün bir yarış olmadığını daima hatırlamalı, yürüyüş esnasında birbirlerini geçmeye çalışmamalıdır. Önemli olan hedef noktaya erken varmak değil; zevk alarak, belli bir tempoda ve sürekli bir yürüyüş gerçekleştirmektir.
• Grup düzenini bozucu hareketlerde bulunulmamalıdır.
• Yürüyüş esnasında çevrenin kirlenmemesine önem verilmeli ve yürüyüşte ortaya çıkan bütün atıklar geri getirilerek yerleşim birimlerindeki çöplüklere atılmalıdır. Çevreyi korumaya özen gösterilmelidir. Sadece organik çöpler(et, kemik, ekmek, meyve ve sebze artıkları) doğada ve görüntü kirliliği oluşturmayacak şekilde bırakılabilir.

ATEŞ YAKILMASI

Doğa yürüyüşleri ve kamp yaşamının vazgeçilmez unsuru ateş yakmak ve başında oturup şarkı söylemektir. Oysa bu durum bazen geri dönülmez hatalara da yol açabilir. Eğer kamp yerine yakın yerlerde orman varsa kesinlikle ateş yakmamalı veya çok dikkatli olunmalıdır. Rüzgarın, kıvılcımları kilometrelerce ötelere taşıyabildiğini unutmamalıdır. Ateş yakmak için ağaç kesilmemelidir. Kuru dalları toplamalıdır. Ateş iyice sönmeden kamp yerini terk edilmemelidir. Zorda kalmadıkça keyif için ateş yakmamak en uygun olanıdır. Aktivite sonrasında çöplerin kesinlikle yakılmaması gerekir.

MOLALAR
• Verilecek molaların sıklıkları ve süreleri fazla tutulmamalıdır. Sık ve uzun süreli molalar yerine dinleniyormuş gibi yavaş bir tempoyla yürüyün. Çok sık ve uzun süreli molalar vermek vücudunuzu soğutacak ve her mola sonrası vücudunuz kendinizi dinlenmiş değil daha yorgun ve isteksiz hissedeceksiniz.
• Molalarda vücudunuzu soğuğa karşı korumayı ihmal etmemelisiniz. Çünkü ısı kaybı oksijen tüketimini arttırır ve enerji kaybına neden olur. Isı kaybı vücudun soğuk hava ile teması, terleme, soğuk içecek ve yiyecek alımında oluşur. Isı kaybını engellemek için sıcak gıda alımına, soğukla temas eden bölgelerin kapatılmasına dikkat etmeliyiz.
• Molalar sırasında sıvı alımı ihmal edilmemelidir. Vücudun solunum, idrar ve terleme yoluyla kaybettiği sıvıların sürekli olarak yerlerine konulması şarttır.
• Çok sık ve uzun yemek molaları verilmemelidir. Yemek, enerji eldesinin devamı için önemlidir ama bunu sık sık yemek molaları vererek değil, yürüyüş sırasında kısa molalarla enerji verici şeyler yiyerek sağlayabilirsiniz. Uzun yemek molası verilecekse bu yürüyüşün hemen hemen yarısında verilmelidir. Yemekten hemen sonra dolu bir mide ile yapılacak yürüyüşte sağlıklı değildir.
• Vücuda yediklerini hazmetmek için zaman verilmeli ve yürüyüşe yemekten sonra en erken yarım saat sonra başlanmalıdır.
• Yemek molasının hemen ardından dik bir eğime çıkmamak gerekir. Molalarda kullanılmak üzere pantolon cebinde veya çantanın kolay ulaşıla bilinecek yerlerinde kağıt mendil, tuvalet kağıdı gibi acil durum! malzemeleri bulundurulmalıdır.

YÜRÜYÜŞ PARKURLARI / GÜÇLÜK DERECELERİ KRİTERLERİ

Değişik derecelendirmeler (kolay, orta ve zor parkur gibi) yapılabilir. Ancak aşağıdaki gibi derecelendirmeler de yapılabilir.

Güçlük derecesi 1: Genellikle eşit yükseklik ve genelde geniş patikalar, dikkate alınmayacak yumuşak tırmanışlar içeren, 3 saati geçmeyen, normal halde güçlük hissedilmeyen parkurlardır.
Güçlük derecesi 2: Genellikle yumuşak tırmanışlar içeren ve yürüyüş süresi 4 saati geçmeyen, toplam tırmanış 300 m.'yi geçmeyen yürüyüş parkurlarıdır.
Güçlük derecesi 3: Genellikle orta eğimli ve dar patikalardan oluşur. Günlük toplam tırmanış 500 m.'yi ve yürüyüş süresi 5 saati geçmeyen normal kondisyon gerektiren parkurlardır.
Güçlük derecesi 4: Genellikle orta eğilimli ve daha fazla eğimli dar patikalar içeren, günlük toplam tırmanış 1.000 m. ve yürüyüş süresi 6 saat'e kadar varan, sportif kondisyon ve disiplin isteyen parkurlardır.
Güçlük derecesi 5: Genellikle taşlık ve sert eğimli patikalar içeren, günlük toplam tırmanış 1.000 m.'den veya yürüyüş süresi 6 saat'ten fazla olabilen, tecrübe, iradi dayanıklılık, sportif kondisyon ve disiplin isteyen parkurlardır.

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ SONRASINDA
• Ilık bir duş alınmalı,
• Ağır yiyecekler yerine sulu gıdaları tercih edilmeli,
• Vücudunuzun kaybettiği enerjiyi en kısa zamanda toplayabilmesi için vitamin ve mineral takviyesi alınmalı
• Dinlenmeye geçildiğinde, ayakların şişmemesi için, ayaklar baş hizasından biraz yükseltilmelidir.

DOĞADAKİ BELLİ BAŞLI TEHLİKELER
1. Kişisel Hatalar
a) Fizik ve moral eksikliği
b) Teknik ve deneyim eksikliği
c) Antrenman eksikliği
d) Kötü malzeme
e) Düşme
f) Hastalık

2. Doğanın Meydana Getirdiği Tehlikeler
a) Taş-kaya düşmesi
b) Taş ve kar çığları
c) Kar bloku
d) Şimşekli fırtınalar, yıldırım düşmesi, heyelan ve diğer bu türdeki tehlikeler
e) Sis
f) Soğuk
g) Karanlık
Tehlikeyi sezmek, hazırlıklı olmak ve ona karşı tedbir almak risk faktörünü azaltacaktır. Bu da kişisel ve örgütsel yardımı gerektirmektedir. Her ne olursa olsun güvenlik ilkeleri ışığında hareket edilmeli, ilk yardım ve kurtarma konularında temel olarak bilgi sahibi olunmalıdır.

ENERJİ KORUNUMU

Soğuk maddelerle temas yolu
Rüzgar ile (konveksiyon),
Terleme - soluma yolu
Vücudun soğuktan yeterince korunamaması sonucu gerçekleşir.

Bu yollarla enerji kaybını önlemek için en iyi çözüm uygun giyinmektir. Soğuk maddelere çıplak elle temas edilmemelidir. Özellikle soğuk havalarda vücudumuzda açık bölgelerin mümkün olduğunca az olmasını sağlarız.

Terleme yoluyla ısı kaybetmemek için ısıyı koruyabilen fakat bu işlevine karşılık olabildiğince ince olan giyim malzemelerini kat kat giyiniriz. Terlemeye başladığımızda üzerimizden bir kat çıkarır, üşüdüğümüzde ise bir kat giyiniriz (bu malzeme listesinde de belirtilmiştir). Bu nedenle yürüyüş sırasında giyinmek ve soyunmaktan üşenmemeli. Bizim en önemli amacımız terlemek olduğuna göre çıkışa üşüyerek başlamalıyız. Sonra ısındığınızı göreceksiniz. Molalarda üzerinize hemen bir şey alın ki eğer teriniz var ise soğumasın.

Tüm bunlar ısı kayıplarını önleme yanında hazırlanan sıcak sıvıların alımı, yitirilmiş bu enerjiyi telafi edecektir. Dağda günlük ihtiyaç 1.5 litreden 4 - 4.5 litreye kadar fırlayabilir. O halde bizim görevimiz bol bol sıcak sıvı almaktır. Dikkat edilmesi gereken, alınan sıvı çok sıcak olduğunda vücut onu kullanılabilir bir sıcaklığa indirmek için ayrıca bir enerji harcamaktadır. Alınan çok soğuk sıvı da vücut içi denge gereği hemen böbreklerden dışarı atılır yani vücut tarafından kullanılamaz. Bu durumda içeceğimiz sıvının sıcaklığı 50-60 derece civarı olmalıdır.

DOĞA SPORLARINDA SIVI ALIMI

Doğa sporlarında susuzluk; vücutta yapım ve yıkım süreçlerinin başlamasında en önemli etkendir. Vücudun yaklaşık % 60’ ı tuzlu sudan oluşmaktadır.

Vücut tarafından alınan su;
• eklemlerin yağlanmasında,
• kanın akışkanlığının sağlanmasında,
• alınan besinlerin yakılmasında,
• beyin ve diğer hayati organlara oksijen taşınmasında,
• hücrelerin nemli kalmasında,
• ısı balansında kullanılmaktadır.
Su ve sıvı ihtiyacımızı; susadığımız zaman değil de her 20–30 dakikada, ağız dolusu (3 yudum) su içerek karşılamak en doğru yöntemdir.

Sıvı kaybının belirtileri:
• Ağız, dil, boğaz yanar ve kurur.
• Yutkunmak güçleşir.
• Bayılma nöbetleri, aşırı baş ağrısı ve baş dönmesi oluşur.
• Kusmalı ya da kusmasız mide bulantıları oluşur.
• Aşırı yorgunluk ve güçsüzlük hissedilir.
• Adalelerde kramplar meydana gelir.
• Beslenirken alınan gıda uzun zaman ağızda çiğnenmesine rağmen yutmada zorluk çekilir.
• Yeterli derecede idrar yapılmaz.
• İdrarın rengi, normal renginden daha koyu olur ve yapılan idrar miktarında düşme olur.
Bu belirtiler vücutta sıvı miktarının azaldığını gösterir. Böyle anlarda elektrolit yönünden zengin sıvı takviyesi gereklidir.

DOĞADA KAYBOLMAK MÜMKÜN MÜ?

Kaybolduğunuzu anladıysanız, sıra ile aşağıdakileri yapmaya çalışın. Her şeyden önce, ne molalarda ne de hareket halindeyken ekip lideri, klavuz ya da ekip içinden birisini bilgilendirmeden her ne amaçla olursa olsun gruptan ayrılmayın ve izinsiz uzaklaşmayın.

Önünüzde ya da arkanızda yürümekte olan arkadaşınızı göz mesafesinde takip edin ve kaybetmeyin. Mutlak surette önünüzde yürüyen arkadaşınızın yürüdüğü rota üzerinde olun ve asla 1-2 m farkla da olsa yeni rota açmayın. Yeni rota açtığınızda arkanızdan yürüyenler de sizi takip edeceğinden lider ya da klavuzdan kopma, uzaklaşma riskiniz artar.
• Paniğe kapılmayın, Durun, oturun, düşünün,
• Bulunduğunuz yere, geldiğiniz yönü anlayabileceğiniz bir işaret koyun,
• İşaretli noktayı kaybetmeden, geldiğiniz yolu bulmaya çalışın,
• Başaramazsanız işaretli noktaya geri dönün o anki şartları göz önünde bulundurun ve düşünün, sizi kısa zamanda bulabilecek arkadaşlarınız var mı? Gece olmadan bulunma veya yolu bulma ihtimaliniz var mı? Eğer bu sorulara cevap “yok” ise, gece için bir barınak hazırlayın, bulunmayı bekleyin.
• Hava kararmadan önce, bir gecelik yakacağınızı toplayın.
• Hava kararmaya başlarken ateşinizi yakın Geceyi geçirince korkunuz azalacaktır. Moralinizin iyice düzelmesi için bir şeyler yemeniz lâzımdır.
• Yüksek bir yere çıkarak, duman, deniz, akarsu, yol, patika benzeri işaretler görmeyi çalışın,
• Bulunduğunuz noktadan arazinin krokisini çizmeye veya hafızanıza kaydetmeye çalışın.
• Eğer yukarıda bahsettiğimiz işaretlerden birini görürseniz, buna doğru en kısa yoldan yürüyüşe geçiniz.
• Eğer sizi arayacaklarına eminseniz ve yiyecekle suyunuz yeterliyse, bir süre daha bulunduğunuz yeri terk etmeyin,
• Akarsuları akış istikametinin altına doğru, yani aşağılara doğru takip ederseniz, sonunda bir yerleşim yerine varırsınız. Çünkü yerleşmeler genellikle akarsu kenarlarındadır.
• Duyulup, görüleceğinizi anladığınız zaman işaret veriniz.
• Kaybolmadan önce hareket ettiğiniz noktayı, ya da kaybolduğunuzu anladığınız noktayı devamlı hatırınızda tutmaya çalışınız.
• Kaybolduğunuz noktadan itibaren, belli aralarla, dal, taş gibi malzemelerle yere oklar çizin. Okların ucu gittiğiniz yönü göstersin.
• Hep aynı doğrultuda yürüyün, bunu başarabilmek için tabiatta düz yürüme kuralını mutlaka uygulayın, bu kuralı uygulamazsanız, mutlaka daire çizip aynı noktaya dönersiniz.
• Durduğunuz zaman yönünüzü kaybetmemek için yere, gideceğiniz yönü gösteren işaretler koyun
• Mesafe tahminleri yanıltıcıdır, tahmininizi 3 ile çarpın, Mesafeye küçümseyerek bakın.
• Unutmayın ki insan, düz bir arazide yaklaşık olarak saatte 4 Km. yürür.
• Saatte 7 Km. de yürüyebilirsiniz ama hızlı yürümek yerine ağır ve devamlı yürümeyi tercih edin.
• Engebeli arazi, göl, bataklık gibi bir alan ile karşılaşınca, etrafını dolaşmanız gerekebilir. Böyle durumlarda gittiğiniz yönü unutmamak için alanın karşısında belirgin arka arkaya iki nokta tespit edin. Bulunduğunuz yerde de arka arkaya iki işaret tespit ettikten sonra alanı dolaşın.
• Dikkat edin, bu işaretlerin tamamı gideceğiniz istikameti göstersin
• Dinlenirken yüzünüz, gideceğiniz yöne dönük olsun
• Karlı bir arazide ilerliyorsanız, sis ya da tipi bastırmışsa uygun bir barınak bularak geçmesini bekleyin
• Böyle havalarda arazi engebeleri, uçurumlar, büyük birer tuzaktır ve siz bunu göremezsiniz. Düz yürüme kurallarını bilmek demek, kaybolmamak, bilmediği bir araziden kolayca çıkabilmek demektir. Yaradılışı gereği, insan görmeden yürümesi halinde mutlaka daire çizer. Orman, sis ve tipide yürümek de görmeden yürümek demektir. Eğer bilmiyorsanız, hemen arazide düz yürüme kuralını öğreniniz.
• Yapılan araştırmalarda bir kişi bilmediği bir arazide hareket ediyorsa bir müddet sonra yön duygusunu kaybettiği görülmektedir.
• Yürüyüş sırasında, yaşamlarında sağ ayağını kullanan insanların kuvvetli olan bu ayakları ile sola göre daha uzun adım attıkları görülmektedir. Bu nedenle düz bir doğru üzerinde yürüdüklerini zanneden kişilerin rotalarından sola doğru saptıkları ve zaman içinde sola doğru çok geniş bir yay çizdikleri görülmektedir.
• Sonuçta umdukları yere ulaşamadıkları gibi nerede olduklarını da bilememektedirler. Son yıllarda ülkemizde doğada etkinlik gösteren kişilerin sayısı artmıştır. Bu sayı artışı beraberinde kazaları ve kaybolma olaylarını getirmektedir. Yön saptama çok kesin ve net olarak bilinmesi gereken bir hadisedir.
Oylanma:
  
Değerli ziyaretçi, sitemizin tüm özelliklerinden faydalanabilmeniz açınızdan lütfen sitemize Kayıt Olunuz.
Yorum Ekle
İsim: *
E-mail: *
Mesajınız:
Kalın İtalik Altı Çizili Üzeri Çizili | Sola Yasla Ortala Sağa Yasla | İfade Ekle Bağlantı EkleKorumalı Link Girin Renk Seç | Gizli Metin Alıntı Ekle Farklı Bir Alfabe ile Yazılmış Olan Seçili Metni Kiril Alfabesine Çevir Spoiler Ekle
Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu (CAPTCHA)
Kodu Güncelle
Kodu Giriniz: